Beyninizi Bebeğinizinkiyle Senkronize Etmek İster Misiniz?

Aşağıdaki metin, The Times gazetesinde 2 Kasım 2025 tarihinde Ben Spencer tarafından haberleştirilen ve fotoğrafları Joshua Bratt tarafından çekilen haberin doğrudan Türkçe çevirisidir.
The Times’a ve araştırmayı gerçekleştiren Profesör Sam Wass’e teşekkürlerimizle.
Kaynak: The Times – How bedtime stories synchronise your child’s brain with yours

İlgili haberi Konu Edinen “Baba Oku” Videosu:


Dört aylık küçük Alba son derece huzurlu görünüyor. Beyaz bir elbise ve siyah tayt giymiş, teknisyen kafasına pembe bir başlık yerleştirip elektrotlara kabloları tek tek bağlarken laboratuvarda sabırla etrafına bakınıyor.

“Çok sakin bir bebek,” diyor 35 yaşındaki annesi Emily Reed. Bu sırada kendi kafasına da koyu kırmızı bir elektrot başlığı yerleştiriliyor. “Çok huzurlu bir yapısı var.”

Ancak bir bebeğin sabrı sonsuza kadar sürmez. Yirmi dakika sonra, son kablo da takıldığında, Alba artık yeterince dayanmıştır. Yüzü buruşur, yumrukları sıkılır ve tombul yanaklarından iri yaşlar süzülmeye başlar.

Artık milyonlarca çocuk odasında denenmiş bir silahı devreye sokmanın zamanı gelmiştir. Emily, Rod Campbell’ın Dear Zoo adlı kitabını okumaya başlar. “Hayvanat bahçesine bana bir evcil hayvan göndermelerini yazdım,” der, Alba’nın çığlıklarının arasında. “Bana bir… fil gönderdiler! Çok büyüktü, o yüzden geri yolladım.”

Neredeyse anında Alba’nın ağlaması hafifler. Annesi sayfaları çevirmeye, kapakları kaldırarak her yeni hayvanı göstermeye devam ettikçe çığlıklar mırıldanmalara dönüşür.

Arkalarındaki büyük ekranda iki yüz görüntüsü vardır: birbirine yaklaşır, uzaklaşır, sonra yeniden yaklaşır. Sonunda, Alba sakinleşip dikkatini tamamen kitaba verdiğinde, ekrandaki yüzler üst üste biner.

Doğu Londra Üniversitesi Erken Çocukluk ve Gençlik Bilimleri Enstitüsü Direktörü ve nörobilimci Profesör Sam Wass bunun ne anlama geldiğini açıklıyor:

“Beyinleri kelimenin tam anlamıyla senkronize oluyor”

Prof. Sam Wass

Beynimizdeki sinapslar fizyolojimize, yaşımıza ve yaptığımız görevlere göre sürekli farklı frekanslarda çalışır. Ancak Wass’ın araştırması, ebeveynler ve bebekler birlikte kitap okuduklarında beyin dalgalarının senkronize olduğunu, aynı ritimlere düştüğünü ortaya koydu.
“Bir çocuğa kitap okuduğunuzda her şey ritme girer, nefes alışverişiniz, kalp atışlarınız ve beyin ritminiz,” diyor.

Bu durum derin bir huzur hissi yaratır, bebekler ile ebeveynleri arasında güçlü duygusal bağların oluşmasına yardımcı olur. Ancak etkisi bununla da sınırlı değildir.

“Bebeklerle konuştuğumuzda, özellikle onlara kitap okuduğumuzda, konuşmanın ritimleri abartılı olur,” diyor 46 yaşındaki Wass. “Alba’nın beyni bu ritimleri takip ediyor, dili anlamanın ilk aşamalarına hazırlanıyor.”

Wass, Reed’in konuşma biçiminin Alba’nın beyin dalgalarını “güçlü, istikrarlı bir ritmik etkinliğe” yönlendirdiğini söylüyor.

Reed ve Alba’nın gönüllü olarak katıldığı Wass’ın bu araştırması, çocuk gelişiminde kitap okumanın önemine dair büyüyen bir tabloya katkı sağlıyor.

The Sunday Times, “Get Britain Reading” kampanyasıyla çocuklar ve yetişkinler arasında okuma oranlarını artırmaya çalışıyor.

Wass’a göre okuma, beynimizin gelişimi için hayati önem taşıyor.
“Bebeklerin beyinleri dağınıktır” diyor. “Beyin ritimleri doğal olarak düzensizdir. Kitap okumak hem dil düzeyinde hem de bir çocuğun neyin geleceğini bilmesi açısından daha fazla düzen ve öngörü sağlar. Her gün aynı saatte uyku öncesi kitap okumak, bebeğin ritimlerinin daha kararlı ve yetişkin benzeri hale gelmesine yardımcı olur.”

Aynı şey bir ekranla sağlanamaz, diyor. “Bir kitap okurken çocuğunuzun tepkisine göre sürekli ritmi yavaşlatır veya hızlandırırsınız. Ekranlar ise size önceden kaydedilmiş bir içeriği verir, sadece tüketirsiniz.”

Bir hikâyenin yapısı da bu sürece yardımcı olur. “Hikâyelerin doğası gereği bir yapısı vardır, başlangıcı, ortası ve sonu,” diyor Wass. “Öngörü kazandırmak, gelişen beynin değişimi gerçekleşmeden önce tahmin etmeyi ve hazırlanmayı öğrenmesine yardım eder. Bu da dikkati ve öğrenmeyi artırır, stresi azaltır ve beynimizin ile bedenimizin daha verimli çalışmasını sağlar.”

Wass, düzensiz ve öngörülemez bir aile yaşamı olan çocukların özellikle bundan fayda gördüğünü söylüyor.
“Bu çocuklar genellikle kendi oyunlarında yapı kurmakta ve hikâyelerdeki yapıyı takip etmekte zorlanırlar. Kitap okumak bu yapıyı kazandırabilir.”

Yine de birçok ebeveyn, özellikle dezavantajlı bölgelerde yaşayanlar, çocuklarına hiç kitap okumuyor. BookTrust araştırmasına göre, sekiz yaş ve altı çocuğu olan yoksul ailelerin yalnızca yüzde 42’si uyku rutinine hikâye ekliyor.

Çocuk edebiyatı temsilcisi Frank Cottrell-Boyce, iki yıllık görev süresinde okuma erişimini artırmayı öncelik haline getirmiş durumda.
“Eğer sadece yüzde 42’sine kitap okunuyorsa, bu demektir ki yüzde 58’i okula ikinci sınıf vatandaş olarak başlıyor. Daha yarışın başında gerideler.”

Şöyle devam ediyor:
“Duygusal açıdan bakıldığında, bebeklik hayatın en sarsıcı dönemi. Birkaç hafta önce suyun içinde yaşayan bir canlıydı, şimdi kendini doğuda, Londra’da buldu. Her şey hızla üzerine geliyor, anlam vermeye çalışıyor. Kitap okurken ise her şey yavaşlar. O sayfadasınız, o resme uzun süre bakıyorsunuz. Bu bir ekran gibi saniyede 25 kare değil.”

Daha büyük bebekler ve yürümeye başlayan çocuklar içinse okuma onlara kontrol duygusu kazandırır.
“Sayfayı tutabilir, geri çevirebilir, bir şeye odaklanabilirler,” diyor Cottrell-Boyce. “Bu süreç el-göz koordinasyonunu da geliştirir. Üstelik ortak bir etkinliktir. ‘Sayfayı çevir’ ya da ‘kapağı kaldır’ dersiniz, sonra birlikte ‘vaaay!’ dersiniz. Bunlar çok temel ama çok önemli becerilerdir.”

66 yaşındaki Cottrell-Boyce ne söylediğini çok iyi biliyor. Ödüllü bir çocuk kitabı yazarı; Coronation Street ve Brookside dizilerinin senaryolarını yazdı, 2012 Olimpiyatlarının açılış törenini de kaleme aldı. Belki daha önemlisi, yedi çocuk babası.

Ebeveynlere tavsiyesi basit:
“Bir çocuk aynı kitabı tekrar tekrar okumak isterse şaşırmayın. Onu keyifli hale getirmenin yollarını bulun. Sayfaları farklı sırada okumak, yanlış yerden başlamak veya bazı sayfaları atlamak istiyorsa da sorun değil. Önemli olan onun yönlendirmesine izin vermek.”

“Ve kendinize güvenin, ne kadar iyi bir okuyucu olduğunuzu düşünürseniz düşünün, sesiniz en iyi aktörünkinden daha önemlidir. Amacınız mutlu bir alan yaratmak. Ve bunu sağlamanın en ucuz, en ulaşılabilir yolu bir kitaptır.”

Yorum bırakın